Denizde Gürültü Kirliliği

İstanbul Boğazı’nda Gürültü Kirliliği Cezaları ve Hukuki Danışmanlık

İstanbul Boğazı, ticari gemi trafiği ve tur tekneleri yoğunluğu nedeniyle gürültü kirliliği şikayetlerinin en sık yaşandığı deniz alanlarımızdan biridir. Sahil Güvenlik Komutanlığı ve ilgili idari otoriteler tarafından yürütülen denetimlerde, özellikle gezi tekneleri, tur tekneleri ve özel yatlardan kaynaklanan yüksek sesli müzik yayınları nedeniyle Çevre Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında idari para cezaları uygulanabilmektedir.

2022-2025 yılları arasında Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Bölge Komutanlığı’nda denizde güvenlik, arama kurtarma ve adli-idari olayların takibi görevlerini yürütmüş bir uzman olarak, İstanbul Boğazı’nda gemi ve teknelerden kaynaklanan gürültü kirliliği süreçlerinin idari para cezasına dönüşmene sebep olabilecek durumlar şunlardır:

• Tur teknelerinin müzik yayını sınırlarını aşması
• Tur teknelerinin İstanbul Boğazında müzik yayını yapması
• Canlı Müzik Yayın İzin Belgesinin Alınmaması
• Yüksek desibelli organizasyonlarda şikayetler sonrası denetim yapılması
• İdari yaptırım kararlarına tebliğ sonrası itiraz sürelerinin kaçırılması
• İdari para cezalarına karşı sulh ceza hakimliğine başvuru süreçlerinde hata yapılması
• Gürültü ölçüm yöntemlerine itiraz gerektiren teknik hususlar
İstanbul Boğazı’nda gemi ve teknelerden kaynaklı gürültü kirliliği cezalarında; idari para cezalarına itiraz, süreçlerin hukuka uygun yürütülmesinin denetlenmesi, ölçüm ve tutanaklara ilişkin teknik itirazların hazırlanması konularında hukuki danışmanlık hizmeti sunuyoruz.

Haksız veya hukuka aykırı cezai işlemlerle karşılaştığınızda belirlenen itiraz sürelerini geçirmeden ve usulüne uygun şekilde itiraz etmek, cezanın iptali şansını artıracaktır. Bu süreçte profesyonel destek almak için bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Boğazlarda Gürültü Kirliliği ve Hukuki Sorumluluklar

İstanbul Boğazı gibi deniz trafiğinin yoğun olduğu bölgelerde, özellikle yaz aylarında artan turistik faaliyetler, müzik yayınları ve eğlence organizasyonları nedeniyle gürültü kirliliği ciddi bir çevresel sorun haline gelmiştir. Tur tekneleri, yüzer tesisler ve özel yatlardan kaynaklanan yüksek sesli müzikler, sadece çevrede yaşayanları değil, aynı zamanda deniz ekosistemini de olumsuz etkilemektedir. Bu kapsamda gürültü kirliliğinin önlenmesi, idari ve cezai sorumlulukların belirlenmesi, hem çevre hukuku hem de ceza hukuku bakımından detaylı bir düzenleme alanıdır.

Boğazlarda Gürültü Kirliliği Nedir?

Boğaz hattında gürültü kirliliği; deniz araçlarından kaynaklanan yüksek desibelli seslerin, çevredeki yaşam alanlarında yaşayanların huzur ve sağlığını bozacak seviyeye ulaşması durumudur. En yaygın kaynaklar arasında tur teknelerinde yapılan yüksek sesli müzik yayınları, canlı performanslar ve ses sistemleri yer alır.

Gürültü Kirliliğinin Cezai Sorumluluğu

Gürültü kirliliği sadece idari yaptırımlarla değil, aynı zamanda ceza hukuku kapsamında da değerlendirilebilecek bir eylemdir.

TCK 183 - Gürültüye Neden Olma Suçu

Türk Ceza Kanunu’nun 183. maddesine göre, başka bir kimsenin sağlığını tehlikeye sokacak şekilde gürültüye neden olan kişi, iki aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılabilir. Suçun oluşması için zarar oluşması gerekmez; sadece insan sağlığını tehdit edecek düzeyde gürültü yeterlidir. Bu nedenle, özellikle boğaz hattındaki yoğun ve yüksek sesli müzik yayını yapan tekneler, hem idari para cezası hem de cezai sorumlulukla karşı karşıya kalabilir.

Gürültü Ölçümleri ve Teknik Denetim Süreci

Gürültü kirliliği tespiti teknik ölçümlere dayanır. Gürültü seviyesi; sesin şiddeti, süresi, kaynağın niteliği ve ölçüm yapılan konum dikkate alınarak belirlenir. Ölçüm sırasında yapılan hatalar ya da usulsüzlükler, cezalara karşı yapılacak itirazlarda önem taşır.

  • Gürültü ölçüm cihazının kalibrasyonu

  • Sesin ölçüldüğü noktanın mesafesi

  • Kaç adet ses kaynağının bulunduğu

  • Etkilenen kişilerin beyanları ve bilirkişi raporları

Tüm bu unsurlar, sürecin hukuki geçerliliğini doğrudan etkiler.

Boğazlarda Gürültü Kirliliğine İlişkin Uygulamada Karşılaşılan Sorunlar

  • Müzik yayın izin belgesi olmadan yayın yapılması

  • Sınır dışı desibelde canlı performans organizasyonları

  • Geceleri yapılan yüksek sesli partiler ve eğlenceler

  • Şikayetler üzerine yapılan denetimlerde usulsüz ölçümler

  • Tebligat süreçlerinde yaşanan eksiklikler

  • İdari para cezalarına karşı yanlış veya süresi geçmiş itirazlar

Bu gibi durumlarda hem ölçüm yöntemlerine hem de idari işlemlere yönelik teknik ve hukuki itiraz yolları kullanılabilir.

İdari Para Cezalarına İtiraz Süreci

Gürültü nedeniyle uygulanan idari para cezalarına karşı 15 gün içinde sulh ceza hakimliğine itiraz hakkı vardır. Bu süreçte;

  • Ölçüm cihazının teknik raporları

  • Desibel sınırlarını gösteren raporlar

  • İzin belgelerinin durumu

  • Şikayet sahibinin beyanları

  • Teknenin faaliyet saatleri

gibi unsurlar dikkate alınarak savunma hazırlanmalıdır.

Cezai Soruşturma ve Yargılama Süreci

Gürültü kirliliği eylemi TCK 183’e göre suç olarak değerlendiriliyorsa, savcılık resen soruşturma başlatır. Bu suç şikayete tabi değildir ve zamanaşımı süresi 8 yıldır. Suçun yargılaması asliye ceza mahkemelerinde yapılır.

Ceza Davalarında Uygulanabilecek Yargılama Usulleri

  • Basit yargılama usulü

  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması

  • Cezanın ertelenmesi

  • Adli para cezasına çevrilme

Yargıtay kararlarına göre, gürültünün insan sağlığına zarar verip vermediği teknik bilirkişi raporları ile değerlendirilmelidir. Odyolog ve kulak burun boğaz uzmanlarının hazırladığı heyet raporları, davaların seyrini değiştirebilir.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Gürültü Hakkında Kararlar

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de yoğun ve sürekli gürültünün bireylerin özel ve aile yaşamını ihlal ettiğine karar vermiştir. Özellikle kamu kurumlarının denetim yapmaması veya yetersiz müdahalesi, devletin pozitif yükümlülüğünü ihlal sayılmıştır. Bu kararlar, idarenin etkili denetim yükümlülüğünü hukuki zeminde güçlendirmiştir.

Profesyonel Hukuki Destek Neden Önemlidir?

Boğaz hattında faaliyet gösteren tur tekneleri ve özel yatlar, çoğu zaman denetim süreçlerine dair yeterli bilgiye sahip olmadan yüksek sesli organizasyonlar düzenlemektedir. Ancak ölçüm, izin ve savunma süreçlerinde yapılacak teknik veya hukuki hatalar, ciddi para cezalarına ve adli yaptırımlara yol açabilir.

Bu nedenle;

  • Gürültü ölçüm raporlarının teknik analizi

  • Tebliğ sürelerine uygun itiraz dilekçesi hazırlanması

  • TCK 183 kapsamında açılan ceza davalarında savunma stratejisi oluşturulması

  • İdari işlemlere karşı hukuka uygun başvuru sürecinin yönetilmesi

konularında uzmanlaşmış bir hukukçudan destek alınması hak kayıplarını önleyecektir.