- Ticaret Hukuku
- Deniz Ticareti
- İş Hukuku
- Sağlık Hukuku
- Araç Değer Kaybı
- Bilişim Hukuku
- Denizde Çatma
- Deniz Kirliliği
- Denizde Arama ve Kurtarma
- Denizde Gürültü Kirliliği
- Gayrımenkul Hukuku
- Denizde İş Kazaları
- İcra Hukuku
- İdare Hukuku
- Kira Hukuku
- Kıymetli Evrak Hukuku
- KVKK Hukuku
- Miras Hukuku
- SGK Hukuku
- Sözleşme Hukuku
- Tazminat Hukuku
- Trafik Kazası Hukuku
- Vergi Hukuku
Denizde Çatma
Türk Ticaret Kanunu’nun 1286. maddesi, denizde iki ya da daha fazla geminin çarpışmasını “çatma” olarak tanımlar. Bu tanımın uygulama alanı yalnızca gemilerle sınırlıdır. Yani, çatma hükümlerinin geçerli olabilmesi için çarpışan veya birbirine zarar veren araçların her ikisinin de gemi statüsünde olması gerekir. Gemi dışı cisimlerle — örneğin bir mendirek, iskele ya da kıyıdaki bir bina ile meydana gelen çarpışmalarda — TTK hükümleri uygulanamaz; bu gibi durumlarda Türk Borçlar Kanunu’ndaki haksız fiil hükümlerine başvurulabilir.
Çatma Hükümlerinin Uygulama Alanı
TTK m. 1286 çerçevesinde çatma, gemi olması şartıyla ticaret, savaş, yolcu, özel amaçlı ya da yat gibi farklı türdeki deniz araçları arasında meydana gelebilir. Bu araçlar arasında herhangi bir sözleşme ilişkisi bulunmaması gerekir. Örneğin, bir römorkör ile çekilen gemi arasında römorkaj sözleşmesi varsa, çatma hükümleri yerine bu sözleşmeye göre değerlendirme yapılır.
Ayrıca gemilerin mutlaka seyir halinde olması gerekmez. Limanda demirli ya da bağlı haldeki gemilerin çarpışması durumunda da çatma hükümleri geçerlidir.
Çatma Türlerine Göre Hukuki Sorumluluk
Deniz hukukunda çatmalar, tarafların kusur durumuna göre dört farklı kategoriye ayrılır:
Kusursuz Çatma
Çatmanın meydana gelişinde herhangi bir tarafın kusurunun bulunmadığı durumlarda “kusursuz çatma”dan söz edilir. TTK m. 1287’ye göre bu üç şekilde ortaya çıkabilir:
Umulmayan hal: Örneğin, kaptanın ani bir rahatsızlık geçirmesi ya da teknik bir arızanın öngörülemeden ortaya çıkması.
Mücbir sebep: Ani bastıran fırtına ya da sis gibi doğal afetler.
Sebebin belirlenememesi: Çarpışmanın neden kaynaklandığı kesin olarak tespit edilemezse.
Bu tür çatmalarda zarar gören taraf, kendi zararına kendisi katlanmak zorundadır. Örneğin gemi zararını donatan, yük zararını ise mal sahibi karşılar.
Bir Tarafın Kusuruyla Çatma
Eğer çarpışma yalnızca bir tarafın kusurlu hareketinden kaynaklanıyorsa, bu durumda TTK m. 1288 gereği sadece kusurlu tarafın donatanı sorumlu tutulur. Hatalı manevra, hız ihlali, seyir kurallarına uymama ya da teknik ihmaller (örneğin demirin bakımının yapılmaması) kusur örnekleri arasındadır.
Ancak yalnızca kusur yeterli değildir. Ayrıca bu kusur ile meydana gelen zarar arasında nedensellik (illiyet) bağı bulunmalıdır.
Zorunlu kılavuz eşliğinde yapılan sevklerde, kılavuz kaptanın hatası sonucu çarpışma meydana gelmişse, bu zarardan donatan değil, ilgili kılavuzu görevlendiren kurum sorumludur.
Ortak Kusurlu Çatma
Çarpışmada her iki tarafın da kusurlu olduğu durumlara ortak kusurlu çatma denir. Bu durumda:
Malvarlığı zararları (örneğin gemi onarım masrafları, limana çekilme giderleri) tarafların kusur oranlarına göre paylaşılır ve müteselsil sorumluluk söz konusu değildir.
Bedensel zararlar (ölüm, yaralanma) söz konusuysa, TTK m. 1290 gereği donatanlar müteselsilen sorumludur. Yani zarar gören kişi, zararın tamamı için taraflardan herhangi birine başvurabilir. Sorumlu donatan daha sonra kendi kusur oranına göre diğer tarafa rücu edebilir.
Kıyasen Çatma
Fiziksel bir çarpışma olmaksızın, bir geminin manevrası nedeniyle başka bir gemiye ya da oradaki kişilere zarar verilmesi halinde TTK m. 1286/2 uyarınca kıyasen çatma hükümleri uygulanır. Örneğin bir gemi, hatalı manevra yapan başka bir gemiye çarpmamak için yön değiştirirken bir başka gemiye veya liman yapısına zarar verebilir. Bu durumda doğrudan çarpışma yaşanmasa bile çatma hükümlerine göre sorumluluk doğar.
Tazminat Davası Öncesi Delil Tespiti
Zararın tespiti ve olası dava sürecinde sağlıklı bir yargılamanın yapılabilmesi için delillerin toplanması büyük önem taşır. Bu nedenle TTK m. 1292, tazminat davası öncesinde delil tespiti yapılmasına olanak tanır.
Yetkili mahkeme, çatmanın meydana geldiği yerdeki deniz ticaret mahkemesidir. Eğer böyle bir mahkeme yoksa sırasıyla asliye ticaret ve asliye hukuk mahkemeleri devreye girer. Tespit sırasında, çatmaya karışan gemilerin kaptan veya temsilcilerine bilgi verilerek tespit işlemi gerçekleştirilir. Ancak bu tespit, sadece olayın saptanması için yapılır; kusur oranları yalnızca dava aşamasında değerlendirilir.
Çatma Nedeniyle Tazminat Davası
Çatma sonucunda zarar gören taraflar, kusurlu geminin donatanına veya gemi personeline karşı tazminat davası açabilir. Eğer çarpışma zorunlu kılavuz kaptanın hatasından kaynaklanmışsa, dava doğrudan kılavuza veya onu istihdam eden kuruluşa yöneltilir. Davacı, zararın miktarını ve failin kusurunu ispatla yükümlüdür.
Çatmada Sorumluluğun Sınırlandırılması
TTK m. 1296’ya göre çatma nedeniyle doğan zararlardan dolayı donatanların sorumluluğu, 1976 tarihli Deniz Alacaklarına Karşı Sorumluluğun Sınırlandırılması Hakkındaki Milletlerarası Sözleşme çerçevesinde sınırlandırılabilir. Bu uygulama, özellikle yüksek meblağlı zararlarda donatanları koruyucu bir rol oynar.
Çatmada Zamanaşımı
Çatma nedeniyle açılacak her türlü tazminat davası, çatmanın gerçekleştiği tarihten itibaren iki yıl içinde açılmalıdır. Eğer bir donatan zararın tamamını karşılamış ve diğer tarafa rücu etmek istiyorsa, bu hakkı da ödeme tarihinden itibaren bir yıl içinde kullanmalıdır.
Faaliyet Alanlarımız